Hikayemiz: Bir Bildirimi Sessize Almakla Başladı
Sürekli çevrimiçi olmak zorundayız. Kaydırılan ekranlar, bitmek bilmeyen mailler, bildirimler ve bitirilemeyen yapılacaklar listeleri… Yumma’nın arkasında, tam olarak bu dijital gürültüden yorulan iki kişi var: Halim ve Tarkan. Günün sonunda geriye dönüp "Bugün gerçekten elle tutulur, somut ne ürettik?" sorusunu sorduğumuzda, dijital dünyadan uzaklaşıp zihnimizi sıfırlayabileceğimiz dokunsal bir sığınağa ihtiyacımız olduğunu fark ettik. Yumma, bir hobi markası olarak değil, bu ihtiyacın puf puf bir çözümü olarak doğdu.
Amacımız: Mükemmellik Değil, Anda Kalmak
Amacımız sana kusursuz sanat eserleri ürettirmek ya da seni bir nakış ustası yapmak değil. Bizim derdimiz, o eseri yaparken geçirdiğin stressiz ve yargısız zamanı sana sunmak. İster ilk ilmeğini atıyor ol, ister daha önce defalarca denemiş ol; bu kutuyu açtığında hata yapma korkusu yok. Sadece renklerin, pürüzsüz dokuların ve kendi ellerinle bir şeyler yaratmanın verdiği o saf tatmin hissi var.
Yumma Ne Anlama Geliyor?
Yumma, kelime kökeni olarak hem fiziksel bir iplik yumağını hem de dış dünyanın karmaşasına "gözlerini yummak" eylemini temsil ediyor. Biz paketini özenle hazırlarken, içine sadece iplik ve kasnak değil, kendine ayıracağın o kaliteli zamanı koyduk.
Kutunu aç, ekranları kapat ve kendi dünyana yumul.